Pop-Up Interview with Nazım Ünal Yılmaz I Beyin Göçü

Pop-Up Interview with Nazım Ünal Yılmaz I Beyin Göçü

Son dönemlerde hepimizin üstünde hissettiği yadsınamaz rutin bir ağırlık duygusu var. Geçtiğimiz 4-5 yıl içinde daha özgür ve medeni koşullar için yurtdışına giden eğitimli nüfusun sayısındaki artış da yadsınamaz bir hale geldi. Birçok meslek grubuna ait değerli kişiler arasında sanatçılar da var. Sosyal, kültürel, kişisel ama en çok da manevi ihtiyaçlarını gidermek üzere yurtdışında hayatını ve sanatını devam ettirmeye karar vermiş olan sanatçılarla görüştüm ve hepsi de içten cevaplarıyla belli başlı noktalara işaret ettiler. 

Röportaj: Hazal Gençay Sungur

 

POP UP INTERVIEW WITH NAZIM ÜNAL YILMAZ              
Beyin Göçü

 

Nazım Ünal Yılmaz         
Sanatçı

 

1- Kaç yıldır yurtdışında yaşıyorsun, hangi ülkeye/şehre gitmeye karar verdin ve neden o şehri seçtin?           
Neredeyse 14 yıldır Viyana’da yaşıyorum. Akademi’yi beğeniyordum ve Viyana’daki diğer üniversitelerin aksine benim okulum Avrupa Birliği dışından gelen öğrencilerden harç almıyor hatta başka birçok kolaylık sağlıyordu. Vize almam ve küçük bir oda ile iş bulmam konusunda yardımcı olan arkadaşlarım da olunca kader beni Viyana’ya sürdü.

 


Nazım Ünal Yılmaz, Global Warming, 2018, tuval üzerine yağlıboya, 190x180cm

 

2- Seni yurtdışına yerleşmeye yönlendiren hayatındaki değişimler ve gelişmeler neler oldu? 
Türkiye’de bir geleceğimin pek olmadığını düşünüyordum. Anadolu Üniversitesinde seçmeli Kürtçe dersi de olsun diye dilekçe veren ve okuldan uzaklaştırılan yüzlerce öğrenciden biriydim, takibinde Eskişehir’de izinsiz (LGBT) toplantı organize etmekten sorunlar yaşadım ve sonrasında hakkımda terör örgütüne yârdim ve destekten açılan dava geldi. Akademisyenlik düşünüyordum, o yol böylece kapanmıştı. Eskişehir’e Trabzon’dan gitmiştim, kendimi hem sınıfsal hem coğrafi olarak merkezden zaten çok uzakta hissediyordum. İstanbul’da bir hayat tasarlamak Viyana’da bir hayat tasarlamaktan daha kolay görünmüyordu bana. Haftada 3 gün isçi olup geri kalanında sanatçı olabileceğim bir hayati Viyana’da kurabileceğime inanarak geldim, İstanbul’da bunu yapabileceğime inancım yoktu.

 


Nazım Ünal Yılmaz, Erousion Under Moonlight, 2018, Tuval üzerine yağlıboya, 180x150cm

 

3- Yurtdışına giderken amaçladığın hedeflerini gerçekleştirebildin mi ve orada bulunduğun süre sanatına nasıl yansıdı?               
Hedeflerim aslında mütevazı ve gerçekçiydi, huzurlu, güvenli, özgür hissettiğim kendine yeten bir hayat istiyordum, bunu burada biraz kurabildim ama yârinin garantisi hala yok, Türkiye vatandaşıyım ve burası da gül bahçesi vadetmiyor. Burada bulunduğum süreçte gördüğüm sanatsal çoğulculuk ufkumu açtı, resim yapmanın imge üretmekten öte kendinden politik daha büyük bir derya olduğunu buraya geldikten sonra kavradım, bicim renk gibi değerler resmimde daha çok rol oynamaya başladı. Soyut resme artan ilgim de resimlerime yansıdı.

 

Etiketler: Magnet, Nazım Ünal Yılmaz, Pop-Up Interview, Beyin Göçü
Aralık 01, 2020
Listeye dön
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR